hind

Bir önceki yazımın sonunda da bahsettiğim gibi, Dharamsala’dan otobüs ile Delhi’ye geldim. Delhi’de ilk durak olarak Anil’in evine gittim. Hintçede bir erkek ismi olan Anil, aynı sansan da bizdeki Anıl ile aynı değilmiş. Yeri gelmişken belirtmeliyim ki Türkçe ile Hintçe arasında bir bağ var ve iki dilde ortak olan pek çok kelime var. Bir şekilde diller arasındaki bu bağı batı-doğu hattında şöyle dizebilirim; Türkçe-Kürtçe-Farsça-Urduca-Hintçe. Bir çırpıda aklıma gelen bazı kelimelerin Türkçe ve Hintçeleri şöyle; aşk = eşk, badem = badam, balgam = balgam, dünya = dunia , ekmek…

dharm

Dharamsala şehrine ulaştım. Dharamsala şehir merkezi konaklanacak bir yer değil. Amacım 9 km daha yukarıdaki Mcleodganj’a gitmekti. Bu 9 km yol, koşulları git gide daha da zorlaşan asfalt bir yol. Kötü durumda delik deşik bir asfalt yolun ortalama bir stabilize yola göre en büyük eksisi çok sert oluşu. Asfaltta 15 cm derinliği bulan delikler bisikleti ve insanın kıçını hırpalıyor. Stabilize veya arazi yolunda durum farklı oluyor çünkü koşulları öngörebildiğiniz için yoldan bir beklentiniz olmuyor. Tozdu topraktı derken yol bir şekilde geçiliyor ve yine de bozuk asfalt kadar yormuyor…

Facebook
Instagram
YouTube
GOOGLE
Twitter