BİSİKLET

Turumda kullandığım bisiklet aşağıdaki konfigürasyona sahiptir:

KADRO WorldTraveller KS-TR 26
MAŞA Koga Wide Bone rigid
GRUP SET Rohloff/Gates belt drive
FREN TAKIMI Shimano Deore XT
LASTİKLER Schwalbe Marathon Mondial 50mm
JANTLAR KM21 Xstrong
JANT TELLERİ Sapim
SELE Brooks B-17 Standard gents leather
SELE BORUSU Koga Signature
GİDON Koga Multigrip
GİDON BOĞAZI Koga Signature
PEDALLAR Shimano Combi PD-T780
ARKA BAGAJ Tubus Logo
ÖN BAGAJ Tubus Ergo including kickstand
DİNAMO Son28
ÖN FAR Son LED Edelux
ARKA FAR B&M Toplight Line plus
ARKA AYAK Pletscher Comp
ÇAMURLUKLAR SKS Chromoplastics
 BAGAJ ÇANTALARI
Ortlieb – 4 adet back roller classic, 1 adet gidon çantası, 1 adet arka çanta

KADRO: Koga’dan oldukça memnunum. Bisiklet son derece sağlam. Rezalet yollardan, dağlardan taşlardan geçtim. Kadronun ve bisikletin açıları öyle dizayn edilmiş ki; dağ, yol ve şehir bisikletlerinin tam bir harmanı olmuş bence. Zorlu yollara da girdim, düz asfaltta yüksek hızlarda tempolu da gittim.

GİDON GRUBU: Koga’nın kelebek gidonunu kullanıyorum. Bir problem yok. Fakat sünger kaplama yerine sağlam bir deri kaplama kullanmanızı öneririm. Masraf etmemek için sünger tercih ettim fakat zaman içinde parçalandı. Ergon’un ergonomik elciklerini kullandım, fakat onlar da ter ve güneş nedeniyle eridiler ve rezil bir hal aldılar. Bisiklete bir süre bindikten sonra ellerim simsiyah oluyordu. Yine Ergon’un mantar elciklerinden gördüm, hani şu şarap şişelerindeki mantardan. Ondan deneyeceğim. Gidon boğazı ise orjinal Koga idi ve ben daha yola çıkmadan bozuldu. Başka bir gidon boğazı ile değiştirdik.

GRUP SET: Vites sistemi Rohloff’u tek geçerim. Fakat Rohloff zaman içinde yağ sızdırıyor, öyle bir iki damla falan değil, bildiğiniz sızdırıyor. Fakat bunu da tecrübeli insanlarla konuştum, sıkıntı yokmuş. Hatırladığım kadarıyla sistemin 10ml yağa ihtiyacı varmış ve biz 25ml yağ koyuyormuşuz içine. Yani yarısı bile dışarı sızsa içerdeki yağ yeterli oluyormuş. Zincir yerine ise Gates belt drive kullanıyorum. Nasıl memnun olduğumu anlatamam. Hiç bir derdi yok. Yağ istemez, aşınmaz, kopmaz. Sadece eskidikçe esneme yapıyor ve motosikletlerdeki gibi gerdirmek gerekiyor. Bir de çok tozlandığında gıcırdıyor, yıkadığınızda gıcırdama da bitiyor.

TEKER GRUBU: Jant çemberleri, jant telleri ve dış lastikten son derece memnunum. Fakat iç lastik ille de Schwalbe olmamalı. Evet, Schwalbe iç lastik hafif, ve pahalı, ama çok da dayanıklı değil. Çamurluklardan da memnunum, sağlamlar. Lastik ile çamurluk arasında kalan mesafe özellikle büyük tutulmuş ki yoğun çamurlu bir yolda giderken tekerler kilitlenmesin. Fakat bu çamurlukları sökmesi ve takması biraz uğraşlı. Memnun olmadığım kısmı ise; ön göbekteki dinamodan gelen ve arka stop lambasına ulaşması gereken elektrik kablosu çamurluğun içinden geçiyor. Bu iyi aslında, çünkü kablo korunuyor. Fakat Kablo tek parça yapılmış ve bisikleti parçalayıp koliye koymanız gerektiğinde büyük sıkıntı oluyor.

FREN GRUBU: Magura hidrolik V fren ile yola çıktım ve turumun en zorlu etaplarını Maguralar ile tamamladım. Maguralar sorun çıkarana kadar son derece başarılı. Hidrolik sistem son derece kuvvetli, ayarları bozulmaz, kartuşları sökmek takmak son derece kolay, vs. Fakat sorun yaşadınız mı vay halinize. Yolda tecrübeli bir kaç bisikletçi ile Magura mı Shimano mu konusunu görüştüm, hepsi de Shimano diyor ve Magura’nın oldukça problemli bir sistem olduğunu kabul ediyor. Binlerce insan hala Shimano kullanıyor. Daha ucuz, daha basit, ve sorun halinde müdahele edilebiliyor.

SELE: Brooks selemden de çok memnunum. Fakat Brooks selelerin suyu sevmediğini hepimiz biliriz. Yağışlı havalarda dikkat etmek gerekiyor. Kamp kurarken de muhakkak kılıfını geçirmek gerekiyor. Ara sıra yağlamak gerekiyor. Bunun için orjinal yağı, badem veya kayısı yağları kullanılabilir. Brooks’un orjinal yağını taşımak ise ayrı bir dert. Çantanın içinde yağ eriyor ve nasıl bir kaba koyarsanız koyun sızıyor. Ciddi sızdırmaz, fakat aynı zamanda geniş ağızlı bir kap bulmak gerekiyor.

DİNAMO VE AYDINLATMA: Kullandığım dinamodan ve aydınlatmadan da çok memnunum. Ön far, iki üç kere bildiğiniz zifiri karanlıkta yolumu aydınlattı. Oldukça iyi aydınlatıyor. Dinamo var mı yok mu anlamıyorsunuz bile zaten, bu da çok iyi. Ön farı maşaya sabitleyen somunu ne kadar sıkarsanız sıkın, vibrasyon nedeniyle açısı kayıyor ve düzeltmek gerekiyor. Arka stop lambasına giden kablo ise tek parça yapılmış ve bisikleti parçalamak için kabloyu da kesmek gerekiyor. Fişli sistem yapılabilirmiş. Kablonun lambayla birleştiği ucunda ise fiş yapılmış, fakat başarılı değil. Zaman içinde parçalandı gitti. Epoksi yapıştırıcı ile tutturdum kabloyu.

BAGAJLAR: Mükemmel olmasalar da Tubus bagajlardan memnunum. Bana sıkıntı yaşatmadılar. Fakat evladiyelik olduklarını da söyleyemem. Çelikten üretilmiş olsalar da paslanıyor bu bagajlar. Hem bagaj demirlerinde yer alan minik bir delik nedeniyle içi paslanıyor, hem de bagaj çantalarının plastik klipsleri demirin kaplamasını sıyırıyor ve ordan paslanıyor. Duyduğuma göre bagaj paslandığı zaman garanti dışıı kalıyormuş. Fakat paslanmamasına imkan yok. Ağırlık ve sağlamlık değerlendirmesi bakımından son derece makul bagajlar bunlar. Surly bagajları da gördüm. Tubuslara göre hem oldukça daha ağırlar hem de oldukça daha sağlamlar. Surly bagajlar evladiyelik olabilirler, kullanan herkes memnun.

BAGAJ ÇANTALARI: Ortlieblerde kullanılan pvc malzeme oldukça sağlam, evet, su ve toz da geçirmiyor. Fakat binlerce kez çantaları bisikletten indirip yere koyduktan ve yerden alıp bisiklete taktıktan sonra çantaların alt kısımlarında minik delikler oluşuyor, ama bir şekilde yamıyorsunuz. Bunun dışında; çantaların plastik elcikleri pek sağlamlık hissi vermiyorlar. Çanta doluyken elciğinden kapıp kaldırdığımda sanki kopacakmış hissi veriyor. En büyük sıkıntılarından biri ise bagaj demir kalınlığına göre çantaların kancalarına taktığınız plastik klipsler. Bu klipsler, çantaları bagaja takarken veya çıkartırken düşüp kaybolabiliyorlar. Çok dikkat etmeniz gerekiyor. Ama sürekli de dikkat edemiyorsunuz tabi. Klipsleri gri bant veya elektrik bandı ile yuvalarına sardım, fakat zamanla bant da aşınıyor. Sanırım en iyisi bali ile yapıştırmak olacaktır. Ortlieb çantaların yedek parçalarını taşımakta büyük yarar var. Daha fazla bagaj taşıyabilmek için ön tarafta da back-roller-classic çantalar kullandım. Low-rider bagaj ile back-roller-classic çanta taşıdığınızda şunlar oluyor; vibrasyonda çanta yuvasından çıkıyor (çantaları sabitlemek için ekstra kayış kullandım), yere yakınlıktan ötürü hızla viraj aldığınızda çantalar yere sürtüyorlar, ve engebeli dağ yollarında giderken ön çantalar sürekli taşlara çarpıyorlar ve her boşluğa dalamıyorsunuz. Bitti mi ? Bitmedi. Ortlieb classic bagajlarda plastik aksam ile pvc çantayı birbirine sabitleyen bir civata-somun sistemi var. Çanta dışındaki minik vidalar iç taraftaki plastik somunlara geçiyor. Vibrasyon nedeniyle bu vidalar gevşiyor ve yolda giderken bir de bakıyorsunuz vida uçmuş gitmiş ve çanta plastik aksamdan çıkmış. Bu nedenle tüm vidaları kısa periyodlarda iyice sıkmak gerekiyor, ki bu da çantalar doluyken uğraştırıcı olabiliyor. Vidalar teker teker uçup gitmeye başlayınca ben de hırdavatçıdan civata ve somun alıp taktım ve somunları içerden epoksiyle yapıştırdım. Bunun yerine sizler uzun bir yola çıkmadan önce vidaları loctite ile yapıştırabilirsiniz. Özetle şunu söyleyebilirim; Ortlieb çantaların ne gibi sorunları olacağını baştan bilir ve önlem alırsanız, problemsiz bir şekilde çok uzun süre kullanabilirsiniz.

Bisiklet için taşıdığım yedek parçalar da şöyle:

Pompa Topeak Road Morph G 1 adet
İç lastik Shwalbe veya CST 2 adet
Alet takımı Topeak Alien 2 1 adet
Yama kiti Tip Top 3 adet
Vites yağ kiti Rohloff 1 adet
Fren kartuşu Shimano XT 12 adet
Sele yağı Brooks 1 adet
Sele anahtarı Brooks 1 adet
Pvc yama kiti Ortlieb 1 adet
Duck tape 3M, Scotch veya Duck 1/2 rulo
Bagaj klipsi Ortlieb 4 adet
Bagaj elciği Ortlieb 1 adet
Epoksi yapıştırıcı Mseal 2 paket
Facebook
Instagram
YouTube
GOOGLE
Twitter